Stajerlerin son günüydü bugün iş yerinde. Henüz lise yıllarında olan 3 tane stajerimiz vardı. Gençliğin vermiş olduğu o tadına doyum olmaz bir heyecana sahiptiler. Bir yandan ürkek bir yandan da çok cesurdular. Kendi staj günlerimi de hatırlatmadılar değil hani. O zaman bana nasıl davranmalarını beklediysem onlara da öyle davranmaya çalıştım elimden geldiğince. Okulda ellerinden düşmeyen tornavidayı burda ellerine almalarını söylediğimde titremeye başlamıştı o eller. Ben staj yaparken ne kadar oturduysam bunlara o oranda iş yaptırdım ve titremiyordu artık o eller staja ilk başladıkları zamanki gibi...Öğrenmeleri için hep sorular sordum. Yaptıkları işi niye yaptıklarının farkında olmalarını istedim. Kavramlar kullanarak yaptıkları açıklamaları ezbere yapmamalarını istedim. Kullandıkları kavramların ne olduklarını bilmelerini istedim. Her verdikleri cevap "Neden" le başlayan bir başka soruyu getirdi devamında. Sonra akıllandılar tabi onlar soru yağmuruna tutmaya çalıştılar beni :)) Hatta dün öğleden sonra sınav bile yaptım onları. Sorduğum son soru ise iş yerinin telefon numarasıydı :)) Hepsi şaşırmıştı o soruyu görünce. Bu sabah ilk olarak sınavlarını okuyup okumadığımı sordular. Sınav sonuçları hepsinin yüzünü güldürmüştü. Yaptıkları işte başarıya ulaşmanın hazzını yaşamışlardı o an. Biri dayanamadı ve o son soruyu neden sorduğumu öğrenmek istedi. Belki ilerde ararsınız bizi diye cevap verdim. Onların hayatında nasıl bir yer edindiğimizi, onlara birşeyler katmış olduğumuzu, birşeyler öğretebilmiş olduğumuzu ve bize ne kadar değer verdiklerini verdiğim cevap sonrası gözlerinde oluşan iki damla yaşı görünce anladım. O an mutlu hissettim kendimi. Bu hayatta iyi bişey yapmış olmanın tadını ilk defa bu denli yoğun bir şekilde hissettim. Öğretmenliğe kutsal meslek denmesini de o an anladım. Belki bunlardan çok daha iyi stajerlerim olacak ilerde ama ben bu ilk stajerlerimi hiç unutmayacağım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder